IEA'nın Dünya Enerji Görünümü'nden Başlıklar

IEA tarafından yayımlanan World Energy Outlook 2017 (WEO) raporu 4 ana husus etrafında toplanarak hazırlanmıştır. Küresel enerji sistemlerinde beklenen 4 önemli unsur şu şekildedir:

• Temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla yaygınlaşması ve maliyetlerde yaşanan hızlı düşüşler. Geçtiğimiz 5-6 yıllık süreçte güneş panellerinin maliyetleri %70 civarında azalış gösterirken, rüzgar enerjisinde bu oran %25’lerde.
Enerjide elektrifikasyon artış gösterirken, elektrik yatırımları petrol ve gaz yatırımlarını bu yıl itibariyle geçti.
Çin ve Hindistan’daki temiz enerji politikalarına geçiş ile küresel talepte değişiklikler gözlemlenebilir.
Son olarak, son yıllarda hidrokarbon dünyasında devrim niteliği taşıyan kaya gazı ve kaya petrolünün sürekliliğinin artması ile ABD’nin en büyük petrol ve gaz üreticisi olma konusunda sürekliliğinin devam etmesi.

Daha önceki raporlarda belirtildiği gibi küresel yakıt karışımı değişim göstermektedir. Doğal gaz ve yenilenebilir enerji küresel enerji talep artışının büyük bir kısmını karşılarken, petrol talebi 2040 yılına artış gösterecek fakat artış hızında düşüş gözlemlenecektir. 2000 yılından bu yana kömürden elektrik üretim kapasitesi 900 GW artış göstermiştir. Fakat, önümüzde 20-25 yıllık süreçte sadece 400 GW kadar bir artış beklenmektedir. Elektrik santrallerinde doğal gaz kullanımında herhangi bir önemli değişiklik beklenmezken, doğal gazın büyümeye en elverişli alanı sanayi ve konutlar olarak gösterilmiştir. Ayrıca, elektrik üretimi noktasında raporun en dikkat çeken noktalarından bir tanesi Hindistan ve Çin’in elektrik şebekelerine ve üretimlerine yaptıkları yatırımlardır. Çin, artan talebi karşılamak için 2040 yılına kadar mevcut elektrik altyapısına bir ABD elektrik altyapısı büyüklüğünde genişletmek zorunda iken, Hindistan’da altyapı ve üretim yatırımlarında bugünkü Avrupa Birliği şebekesi boyutlarında bir genişleme yapacağı ön görülmektedir.

Doğal gaz WEO 2017’de önemli bir yere sahip. Bunun sebebi yapılan çalışmalara göre ve oluşturulan politikalar göre doğal gaz 2040 yılı itibariyle enerji talebinin dörtte birini karşılayacak ve petrolden sonra en çok talep gören ikinci yakıt konumuna gelecektir. Orta Doğu gibi kaynakça zengin bölgelerin yanı sıra ABD’nin kaya gazı devrimi ile doğal gaz kullanımı ve ticareti tüm dünyada daha yaygın bir hale gelecektir.

Küresel gaz ticareti önümüzdeki 25 yıllık süreçte %75 artış göstererek 1,2 trilyon m3 civarına çıkması beklenmektedir. Boru gazı ticaretinin payı düşüş gösterirken, dünya LNG’ye eğilim göstermeye başlamıştır. 2040 yılına gelindiğinde doğal gaz ticaretinin %59’luk kısmının LNG ile yapılacağı raporda ön görülmektedir. 2005 yılında 15 ülke LNG ithal etmekte iken bugün bu rakam 40’ı aşmıştır. Sıvılaştırma tesislerinin sayısını ve kapasitelerini artıran ABD Avrupa’ya, Avustralya ise Asya ülkelerine gaz ihraç edecektir. Hatta, “Gökyüzünü tekrar mavileştirelim” mottosu ile yola çıkan Çin’de ABD LNG’si için nabız yoklamaktadır.

Bilindiği üzere hava kirliliği dünyanın en önemli konu başlıkları arasında yer almaktadır. Yayımlanan rapora göre, geçtiğimiz yıla kıyasla 2040 emisyon projeksiyonu 600 milyon ton düşürülerek 35,7 gigaton seviyesine çekilmiştir. Emisyon salımı konusunda lider ülkeler arasında yer alan Çin’in 2030 yılından itibaren emisyon salımının yatay bir seyre geçip daha sonrasında azalacağı ön görülmektedir. Temiz ve çevre dostu yakıt kaynaklarının kullanımı sebebiyle, projeksiyon dönemi içerisinde enerji sektörü kaynaklı emisyon artışı oranın %5 olacağı ön görülmektedir. Fakat, ulaşımda petrole bağlı karbon emisyonu seviyesi, 2040 yılı itibariyle termik santralle seviyesine ulaşacak ve sanayi kaynaklı emisyonlarda ise aynı dönemde %20 artış beklentisi vardır.